31 Ocak 2009 Cumartesi

Fenerbahçe -Gaziantepspor

Sivasspor'un puan kaybettiği haftada oldukça önemli bir maç Fenerbahçe için.. Eğer şampiyonluk hesapları yapılıyorsa, son Trabzonspor maçından sonra artık iç saha maçlarında puan kaybetme lüksünün kalmadığına inanıyorum.. Sezonun ikinci yarısında Fenerbahçe'yi inanılmaz zor bir fikstür bekliyor, dolayısıyla bu durumu daha da zorlaştırmamak için öncelikli hedef kalan 8 iç saha maçının tamamını kazanmak olmalı.. Ligin ilk 9 sırasında bulunan takımlardan sadece Sivasspor ve Gaziantespor maçlarını içeride oynayacağımızı da hesaba katarsak; Gaziantepspor, bu hedefe ulaşmak için aşılması gereken en önemli engellerden biri..

Gaziantespor'da yeni transfer Julio Cesar ve takımın en önemli oyuncularından biri olan Zurita bu maçta yoklar.. Ayrıca Tabata, Mehmet Yozgatlı ve Erman Özgür'ün durumları da maç saatinde belli olacakmış.. Zurita-Tabata-Erman Özgür üçlüsü ligin ilk maçında Fenerbahçe'nin mağlup olmasındaki en önemli dış etkenlerdi.. Bu oyuncuların yerini doldurabilecek bir kadro derinliği olmadığından, eğer oynayamazlarsa Gaziantepspor'un işi çok zor olacaktır..

Fenerbahçe'de ise Edu yok.. Önder Turacı gayet beğendiğim ve güvendiğim bir oyuncudur.. Edu ile arasında inanılmaz farklar olduğuna da inanmıyorum.. Bu açıdan içim rahat.. Fakat grip olan Gökhan Gönül'ün maça yetişememe durumundan bahsetmiş Ntv Spor, ki bu durumda Önder sağa, Yasin veya Can stopere geçecektir.. Fenerbahçe'nin kadro derin(siz)liğinin en acı örnekleri maalesef savunmasında.. Yasin ve Can'dan, herhangi biri oynadıkları anda sadece kendilerini değil yanındaki oyuncuyu da dağıtıyorlar.. Umarım Gökhan'ın durumu maçta oynamasına engel teşkil etmez, zira böyle bir durumda Gaziantepspor atakları, normalinden daha tehlikeli olacaktır Fenerbahçe kalesinde..

Öte yandan Semih ve Güiza'nın birlikte oynaması durumu var..Eğer Alex'e sezonun ilk maçlarında olduğu gibi bir "İniesta" görevi yüklenilmeyecekse; üç forvetli bir takım ve biraz daha taviz verilecek bir takım savunması var.. Yok, Alex'ten yine daha geride olması istenecekse, bu sefer iki forvetli bir takım ve yine taviz verilecek bir takım savunması olacaktır.. Güiza-Semih-Alex'den geriye kalan üçlüyü ise Deivid-Selçuk-Emre dolduracaktır.. Bu durumda Trabzonspor maçının ikinci yarısında olduğu gibi Emre sola kaydırılabilir.. Trabzonspor maçının ilk yarısında oyundan alınmasından sonra Bursaspor maçında da oynamayan Uğur Boral için, artık Aragones'in de sabrının tükendiğini tahmin ve umut ediyorum..

Maçın saati 17.00, hakemi ise Özgüç Türkalp, maç saatinde Şükrü Saracoğlu Stadı'nda beklenen sıcaklık ise 4 derece.. Bahar güzelliğinde bir haftanın sınavlara denk gelmesinden sonra Ocak soğuklarının bu maça denk gelmesi de Allah'ın takdiri artık.. Umarım, bu soğuk havada içimizi ısıtacak kadar güzel bir futbol olur sahada..

26 Ocak 2009 Pazartesi

Finaller


Final haftası başladı nihayetinde.. Perşembe ve cuma günü girilecek üç sınavdan dolayı çarşamba akşamı Bursaspor ile perşembe akşamı CSKA maçları yalan oldu tabii..

Semih Şentürk


"Şu takımın forveti Semih'tir abi ya"

Bir Fenerbahçe taraftarı, 25 Ocak 2009 Fenerbahçe-Trabzonspor Maçı çıkışı

Taraftarın Tepkisi Üzerine


Ceza sahasına isabetli orta sayısı Fenerbahçe adına 12, Trabzonspor adına 3.. 90 dakika içinde 12 isabetli ortanın yapıldığı ceza sahası içinde 14 milyon euroluk bir adam var.. O ortaları gol yapmak için orada.. Fakat o kadar yanlış yerlerde duruyor ki, Song ve Egemen karşısında o kadar çaresiz ki, takım arkadaşlarıyla o kadar uyumsuz ki; sezon içinde Kadıköy'deki maçlarda en alakasız anlarda bile "Güizaaaa, Güizaaaa" diye bağıran taraftardan tepkiler yükselmeye başlıyor..

Diğer tarafta, sahanın hemen kenarında ise Semih var, bizim çocuğumuz.. Taraftarın sevgilisi, hem de öyle böyle değil.. Yedek olmasına rağmen maç öncesi tribünlere çağırılan ilk oyuncu.. İkinci yarının başlamasıyla ısınmaya başlıyor.. Isınıyor, pişiyor, buharlaşıyor.. O arada sahadaki La Liga gol kralı, topların Song ve Egemen'den sekmesini bekliyor, sekmedikçe bitiyor.. Dakika olmuş 60, taraftar dayanamıyor ve en azından 25000 kişi bir ağızdan "Semih Şentürk" diye bağırmaya başlıyor.. Tam 23 dakika aralıklarla Semih'e tezahürat yapılıyor.. Taraftar Semih'i istiyor ve dakikalar geçtikçe, Trabzonspor ataklarını yoğunlaştırdıkça öfkelenenler artmaya başlıyor.. Semih oyuna 83. dakikada giriyor, oyunun bitmesine 10 dakika kala.. Semih'in yerine oyundan çıkan Güiza ve tepkiler, "yuh" sesleri.. Şimdi o yuh seslerinin Güiza için yükseldiği söyleniyor fakat bu doğru değil.. Oyundan başka bir oyuncu da çıksa aynı sesler yükselecekti.. Oradaki tepki Aragones ve yönetim içindi.. Nitekim tribünde Aragones'e gösterilen tepki Güiza'ya gösterilenin yanına bile yaklaşamaz..

Şimdi Fenerbahçe'nin transfer dönemi bitene kadar yeni bir forvet arayışı içinde olacağını söylüyor NTV Spor.. Ben istemiyorum forvet filan, dün Kadıköy'de olanların en azından yüzde doksanı da Semih dururken forvet istemiyor, adım gibi eminim buna.. Fenerbahçe taraftarı, Hüseyin'den bile top kapmaktan aciz orta sahaya adam istiyor, Selçuk'un en iyisi olduğu orta sahayla, Uğur Boral gibi, Emre gibi yalan adamlarla, Ali Bilgin, Colin Kazım, Burak Yılmaz gibi kurtarıcılarla bu takımın şampiyonluğunun mucize ile aynı anlamda olduğunu biliyor.. Fenerbahçe taraftarı, Gökhan Gönül'ler, Semih Şentürk'ler, Diego Lugano'lar istiyor.. "Kurumsallaştık, bütçeyi 10'a katladık, uçtuk, gittik" diyen bir yönetimin artık bunları görmezden gelmemesi, buna bir çözüm bulması lazım..

Bir takım sevgi pıtırcıklarının da, Van Hooijdonk'dan beri forvet gibi forvete hasret kalan Fenerbahçe taraftarının buna en çok yaklaştığı adam olan Semih Şentürk'e yapılan haksızlığa, gösterdiği tepkiyi anlamaları lazım..

24 Ocak 2009 Cumartesi

Fenerbahçe - Trabzonspor


Muhtemel ilk 11'ler şöyle;

FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Edu, Lugano, Roberto Carlos, Deivid, Emre, Selçuk (Deniz), Uğur, Alex, Güiza

TRABZONSPOR: Sylva, Serkan Balcı, Song, Egemen, Cale, Isaac, Hüseyin, Selçuk, Colman, Yattara, Gökhan

Fenerbahçe'de, Gökhan Gönül bugünkü antrenmanı tamamlayamamış..Oynayamama durumu da var.. Fakat oynarsa, en büyük zaafı sol tarafı olan Trabzonspor karşısında Fenerbahçe'nin ataklarının çoğu Gökhan-Deivid ikilisi ile buradan gerçekleşecektir..Bunun dışında Fenerbahçe'de en önemli görev, takımın halihazırda tek çift yönlü orta saha oyuncusu olan Emre'ye düşüyor.. Sezon başından süregelen sorumluluk alma konusundaki çekingenliğini bu maçta üstünden atmalı.. Alex'in topu almak için geriye gelme durumunu minimuma indirmek için Emre'nin, gerisindeki beş oyuncu(savunma dörtlüsü ve Selçuk) ile Alex-Güiza arasındaki köprü görevini sağlıklı bir biçimde yapması lazım.. Bu durumda Fenerbahçe'nin hücum etkinliği de artacaktır..

Trabzonspor'un en önemli silahı Yattara tabii ki.. Geçen sene Kadıköy'deki maçta Carlos'un çıkmasını engellediği gibi savunmada da oldukça zor durumlarda bırakmıştı Brezilyalıyı, yine benzer sahneler yaşanacaktır.. Carlos'un önünde, sağlam olduğu sürece Wederson'un oynaması gerektiğini düşünen biriyim.. Bu akşam ise bunun muhakkak gerekli bir durum olduğunu düşünüyorum.. Tek numarası topa vurup koşarak karşısındaki beki geçmeye çalışmak olan Uğur Boral karşısında ligin en süratli oyuncularından biri olan Serkan'ın olacağını düşünürsek, buna bir de Uğur Boral'ın arkasındaki beke yardım etme konusundaki eksikliklerini eklersek, topu ayağına aldığında daha aklı başında davranan ve Carlos'u savunmada rahatlatan bir Wederson'un oynaması daha doğru olacaktır..

Tüm bunların dışında maçın Kadıköy'de oynanacak olması, Aragones'in istediği oyun anlayışını oturtmaya başlaması, Trabzonspor'un hazırlık maçlarındaki kısır futbolu, sözleşme yeniledikten sonra rahatlayan Alex gibi faktörleri göz önüne alınca Fenerbahçe'nin maçın favorisi olduğunu düşünüyorum..

Bir ayrıntı da maça gelecekler için;

Karşılaşma saatinde, Saracoğlu'nda sıcaklığın 11 derece, havanın da kapalı olacağı öngörülmüş meteoroloji tarafından..

Katherine Heigl

23 Ocak 2009 Cuma

Trabzonspor Maçı Bilet Fiyatları


Öncelikle Fenerbahçe-Trabzonspor maçının bilet fiyatları.. En ucuz bilet 66 TL ki neresinden bakarsak bakalım inanılmaz fahiş fiyatlar bunlar.. Bu bilet fiyatları sadece Trabzonspor maçına veya bu sezona özgü de değil maalesef.. Fenerbahçe yönetiminin özellikle GFB ile arasının bozulmasından sonra değişen bilet fiyatlarıyla Anadolu takımlarından biriyle oynanan normal bir lig maçında stadın dolma ihtimali de sıfıra inmiş oldu neredeyse..

Geçtiğimiz sezon, 22 Aralık'ta Kadıköy'de oynanan Trabzonspor maçının en ucuz kale arkası bileti 30 TL iken bugün 66 TL.. Bilet fiyatlarına bir sezonda yüzde yüzün üzerinde zam gelmesi dünyanın hangi ülkesinde var, onu da bilmiyorum.. Belki Zimbabwe filan.. Trabzonspor formsuzken bilet fiyatlarının normal statüde, ligde zirveye oynarken ise Şampiyonlar Ligi statüsünde belirlenmesi ise apayrı bir komedi.. Yarın öbür gün Sivasspor maçı için de aynı tarife uygulanırsa zerre şaşırmam şahsen..

Arsenal maçı ile Trabzonspor maçının bilet fiyatlarını aynı tutmak ayıptır, yazıktır, günahtır.. Soğuk bir kış günü oynanacak Trabzonspor maçı için kale arkası biletini 66 TL yapıp sonra da "Hep Destek Tam Destek", "Takımını Yalnız Bırakma" edebiyatıyla stadını dolmasını beklemek ise yüzsüzlüktür.. Şehir dışından gelen bir insanın minimum 200 lirayı gözden çıkarması gerek bu maç için.. Yönetim kurulundan hangi sivri zeka, bu kadar basit bir şeyi gözardı edip "Hadi Trabzonspor maçı için bu kadar isteyelim" diyor acaba?..

Türkiye'de, stadın doluluk oranı ile takımın performansı arasındaki pozitif korelasyonun en belirgin olduğu takım belki de Fenerbahçe.. Dolu bir Şükrü Saracoğlu, sadece o hali ve 55000 taraftarın anlık tepkileriyle bile misafir takım üzerinde doğal bir baskı unsuru iken bunu gözardı etmek de ayrı bir basiretsizlik örneği..

Şahsen bu parayı verip de bu maça gitmem.. Eğer önümüzdeki sene kombine fiyatında bir artış olursa onu da almayacağım bu sefer.. Yönetim, böyle yaparak ne istiyor, neyi amaçlıyor, bilmiyorum ama sonuçlarının Fenerbahçe ve taraftarı için pek hayırlı olduğu söylenemez..