4 Ocak 2009 Pazar
Real Madrid 1-0 Villareal

Real Madrid için kolay sayılabilecek bir maç oldu.. Fazla sıkmadılar kendilerini, sıkmalarına neden olacak bir takım da yoktu aslında karşılarında.. Villareal'in orta sahası fazla yavaş, forveti ise fazla zayıf kaldı.. Özellikle ilk yarıda Villareal'den bir oyuncu bile kendi etrafında dönmeden pas veremedi, geç de olsa yerini bulan paslarında ise Cannavaro ve Pepe, Rossi-Nihat ikilisine adım attırmadılar..

Robben'in golü oldukça klastı.. Fakat göstere göstere o vuruşu yapacağı belliyken Villareal savunmasının bu kadar kolay vurdurması kabul edilebilir değildi.. Golden hemen sonra Pires'in kaçırdığı bir pozisyon ve ikinci yarıda Rossi'nin kafa vuruşu dışında akılda kalan pozisyonu yoktu Villareal'in.. Bunun karşılığında Sneijder biraz gününde olsa maç daha farklı olabilirdi..

Real Madrid'de yeni transferler de ilk kez Bernabeu'ya çıktılar.. Huntelaar etkisizdi ilk maçında, biraz da heyecanlı gözüktü.. Kaçırdığı golde sanırım o bile ofsayt sandı.. Topu kontrol ettikten sonra yavaş kaldı.. Bu arada pozisyondan önceki 30 saniyede savunma oyuncusu(!) diye geçinen Sergio Ramos'un iki tane üst üste 40 metrelik nokta paslar yaptığını parantez içinde belirtelim.. Diğer transfer Lassana Diarra ise Real'in orta sahasına dinamizm getirmiş, savunmada ve hücumda a kalite bir oyuncu.. Zaten oyundan çıkarken Huntelaar'ın alamadığı alkışları alması da Bernabeu ahalisinin kendisini çabuk benimseyeceğini gösterdi..
Etiketler:
huntelaar,
lassana diarra,
Real madrid,
Villareal
Downing Tottenham'a?

Premier League'in sayılı sol açıklarından Stewart Downing, ve sene başından beri süregelen Tottenham haberleri iyice ayyuka çıkmış durumda.. Açıkçası cuma akşamı Wigan karşısında izlediğim Tottenham'ın da özellikle bu bölgede sıkıntısı var.. Zaten Redknapp da ocak transfer döneminde üç veya dört transfer gerçekleştireceklerini söylemişti.. Bunlardan birinin Downing olma olasığı da oldukça yüksek..
Şimdilik Middlesbrough genel menajeri Keith Lamb'ın Tottenham'ın gülünç bir teklifle geldiği yönünde açıklamaları da var fakat bunlar pazarlığı kızıştırmak için yapılan açıklamalar.. Zira Downing de ayrılmak istiyor, kendileri de artık bu oyuncuyu elde tutamayacaklarını biliyorlar..
Not:
Yarın Southgate ile bir görüşme yapması bekleniyormuş Downing'in..
Uğur Yıldırım Kasımpaşaspor'da

Bundan 4 sene önce Ersun Yanal Milli Takımın başındayken Türkiye ile Hollanda arasında kısa süreli bir ihtilafa neden olmuştu Uğur Yıldırım.. 2005 Freekick Masters'ta da birinci olunca popülaritesi tavan yapmıştı ülkemizde.. Sırf o popülaritenin ve inatlaşmanın etkisiyle kariyerinde Hollanda A Milli Takımı ile çıktığı bir adet maç var kendisinin..
Sonrası malumunuz.. Galatasaray istiyor, Fenerbahçe aldı derken Gaziantepspor ile anlaştı.. Oradan yarım sezonda kovulunca, Sivasspor ile sezonu tamamladı.. Kolej takımı tabirine ülkemiz sınırları içerisindeki en uygun takımla bile yapamadı maalesef.. Sezon başında serbest kaldıktan sonra, o günden bu yana Blackburn Rovers ve Heerenveen ile antremanlara çıkıyordu.. Nihayet bugün Kasımpaşaspor ile sözleşme imzalamış..
Kasımpaşa da internet sitesinden "Dünya Frikik Kralı Kasımpaşamızda" diye duyurdu bu haberi.. Tamamen şov amaçlı yapılan bir turnuvada elde edilen birinciliğin nasıl bir futbolcunun isminin önüne geçebileceğinin, nasıl bir futbolcuyu olduğundan çok daha fazla gösterebildiğinin en basit örneğidir bu başlık.. Bir futbolcu transfer etmişsin ve haber başlığında oyuncunun ismi geçmiyor.. Haberin toplamında ise 3 kez frikik, 2 kez Uğur Yıldırım yazılmış.. Bari onu da yazmasaydınız..
Lincoln İçin 14 Milyon!!!

Sabah gazetesi'nin bugünkü spor sayfasından bir başlık.. Aynı haber, aynı gruba bağlı spor gazetesi diye geçinen kağıt parçasında, Fotomaç'ta da mevcut.. 29 yaşında, sözleşmesi bir sonraki sezon bitecek olan bir oyuncuya gelebilecek olan 14 milyon euroluk teklifin imkansızlığını geçtim, bir de bunun Galatasaray tarafından reddedilmesi var.. Fotomaç, işi daha da abartmış Fenerbahçe'nin Mehmet Topuz'a yine bir teklif yaptığını ve acar muhabirlerinin de bu teklifin içeriğini 1546523. defa öğrendiğini yazmış, bununla da kalmamış daha iki ay önce Mustafa Denizli ile anlaşan Beşiktaş'a Didier Deschamps'ı getirmiş..
"Hayatınız yalan" cümlesi burada bayağı bir anlam kazanıyor sanırım.. Kendilerini "Allah bir deseler kimseyi inandıramayacakları" noktaya getirdiler.. Dünyanın her yerinde yalan haber var ama bunun bu kadar sistemli bir şekilde olması, bunları hazırlayanların kendilerine spor muhabiri, bastıkları sayfalara da "Türkiye'nin en iyi spor gazetesi" demeleri, acı.. Cuma günü 12 sayfa spor, 32 sayfa iddaa şeklinde fantastik bir sloganları vardı ki gördüğümde sevindim aslında.. Hepten bahis gazetesi olun da siz de kurtulun, biz de be..
3 Ocak 2009 Cumartesi
Lukas Podolski

Köln'deki muhteşem performansından(81 maç, 46 gol) sonra adeta bir wonderkid olarak geldi Münih'e ama Makaay, Klose, Toni derken bir türlü ilk 11'in değişmezi olamadı.. Son olarak Olic transferi ile Bayern'den ayrılmasına artık kesin gözüyle bakılıyor..
Ulusal takımdaki oyunu, istatistikleri ve Bayern Münih'de gösterememesine rağmen varolan potansiyeli, Roma ve Tottenham gibi takımların onu istemesindeki en önemli sebepler..
Tottenham'ın bir forvete daha ihtiyacı olduğu açık.. Keane ve Berbatov'dan oluşan boşluğu Pavlyuchenko-Bent ikilisi dolduramadı fakat Totti ve Vucinic'den başka takımın gol yükünü çekebilecek forveti bulunmayan, özellikle ligin ilk yarısında bunun bedelini ödeyen Roma daha uygun bir tercih olabilir Podolski için..
Yaşı artık 23 oldu ve 19 yaşında kendisinden beklenenlerin henüz yarısını bile gerçekleştirebilmiş değil.. Umarım en kısa zamanda transferi gerçekleşir ve sürekli oynayabileceği bir takıma gider..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

